Günlerdir çektiğim deniz kokusu hasretliğine bir son vermek istedik ve avrupa yakasından anadolu yakasında geçişte köprünün hemen aşağısında Üsküdar'da aldık soluğu.. Üsküdar'ı keşfe çıktık bilinçsizce nargile içecek denize nazır bir yer bulamadık (varsa söyle), Üsküdar'dan Beylerbeyi'ne,Beylerbeyi'den Çengelköy, Kuleli diye sahil boyu ilerliyoruz. - bu arada kuleli askeri lisesi bir süredir tadilattaydı bitmiş,müthiş olmuş - Ben nereye gidiyoruz böyle diye düşünürken Keşanlı Ali Destanı dizi setinde buldum kendimi, çekime yetişemedik ama Sineklidağ'ı görmüş olduk..
Madem kar yağdı kara batmadan, havasını solumadan ve içerisinde kar olan bir fotoğraf çekinmeden olmaz.
Ev telefonum için uydurduğum telefonluk, telefonum 80'lerden kalma, atlıkarıncam B'den hediye..
Sömestr kitap kuşağında iki kitap birden;
Paul Auster 'ın Kış Günlüğü ve Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisi
Akşam yemeği menüsü;
Bir akşam, ızgarada soslu tavuk,makarna,kaşarlı domates ve patates tava
Başka bir akşam, Tavuk sote,yayla çorbası ve pilav
ps. Kaplumbağalarım 1. fotoğrafta yeni bebek akvaryumda kaybolurken artık 10 aylıklar kocaman oldular.